Borçlunun Temerrüdü Halinde Alacaklı Hakları
Borçlunuz sözleşme şartlarına uymuyor ve ödemelerini geciktiriyorsa, sizin de haklarınız var. Temerrüt halinde alacaklı olarak hangi yolları kullanabileceğinizi ve nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğrenin.
Önemli Noktalar
- Temerrüt için ihtar gerekli, para borçlarında otomatik başlar
- Alacaklı aynen ifa, tazminat veya fesih hakkı seçebilir
- Temerrüt faizi yasal faiz oranında hesaplanır
- Munzam zarar ayrıca talep edilebilir
Temerrüt Ne Demek?
Temerrüt, borçlunun borcunu kararlaştırılan zamanda veya durumda ifa etmemesi nedeniyle ortaya çıkan hukuki durumdur. Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesine göre borçlu, borcunu gereği gibi ifa etmemesinden dolayı temerrüde düşer.
Temerrüt kavramı, sadece borcun hiç ifa edilmemesi durumunda değil, gereği gibi ifa edilmemesi halinde de ortaya çıkar. Örneğin belirlenen sürede ödeme yapılmaması, eksik ifa, hatalı ifa veya yanlış yerde ifa gibi durumlar temerrüt oluşturur.
Hukuki anlamda temerrüt, alacaklıya karşı borçlunun sorumluluğunu artıran ve alacaklıya çeşitli seçimlik haklar tanıyan önemli bir kurumdur. Borçlu temerrüdü ile alacaklı temerrüdü olmak üzere iki türü bulunmakla birlikte, bu makalede borçlu temerrüdü ele alınmaktadır.
Borçlu Temerrüdü Nasıl Oluşur?
Borçlu temerrüdünün oluşması için dört temel şart bir arada bulunmalıdır:
- Muaccel bir borcun varlığı: Borcun vadesi gelmiş olmalıdır
- İfa etmeme veya gereği gibi ifa etmeme: Borçlu edimini hiç yapmamalı veya eksik/hatalı yapmalıdır
- Kusur: Borçlunun kasıtlı veya ihmalkar davranması gerekir
- İhtar (Uyarı): Para borçları hariç, alacaklının borçluya ihtar çekmesi şarttır
TBK m.117 uyarınca borçlunun kusuru temerrüt için şart olup, mücbir sebep halinde temerrüt oluşmaz. Borçlu, borcunu ifa edememe durumunun kendisine yüklenemeyen sebeplerden kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Yargıtay uygulamalarına göre temerrüt, objektif anlamda bir gecikme değil, hukuki anlamda sorumluluk doğuran bir durumdur. Bu nedenle gecikmenin haklı sebeplere dayanması halinde temerrüt oluşmaz.
Para Borcunda Temerrüt Nasıl Başlar?
Para borçlarında temerrüt, TBK m.120 gereğince ihtar gerekmeksizin otomatik olarak başlar. Vade tarihinin geçmesiyle birlikte borçlu kendiliğinden temerrüde düşer ve bu durumda alacaklının ayrıca ihtar çekmesi zorunlu değildir.
Para borcunda temerrüdün başlangıcı için aranan şartlar:
- Borcun vadesi gelmiş olması
- Ödemenin zamanında yapılmamış olması
- Borçlunun kusurlu olması
Örneğin, 15 Ocak 2024 vadeli bir kredi borcunda, borçlu bu tarihe kadar ödeme yapmamışsa 16 Ocak'tan itibaren otomatik olarak temerrüde düşer. Bankanın veya alacaklının ayrıca ihtar göndermesi gerekmez.
Para borçlarının bu ayrıcalıklı konumu, paranın fungible (misli) bir mal olması ve her zaman temin edilebilir nitelikte bulunmasından kaynaklanır. Yargıtay kararlarına göre, para borçlarında gecikme doğrudan temerrüt anlamına gelir.
Temerrüt İhtarı Zorunlu mu?
Temerrüt ihtarı para borçları dışındaki tüm borç türlerinde zorunludur. TBK m.118 uyarınca alacaklı, borçluyu uygun bir süre vererek borcunu ifa etmesi için ihtar etmelidir.
İhtar zorunluluğunun istisnaları şunlardır:
- Para borçları (TBK m.120)
- Borçlunun açık bir şekilde ifa etmeyeceğini bildirmesi
- Zamanaşımı süresinin dolması
- Sözleşmede ifa süresinin kesin olduğunun açıkça belirtilmesi
- Yapmama borçlarının ihlali
İhtarın geçerli olabilmesi için yazılı olması ve borçluya ulaşması gerekir. Noter aracılığıyla çekilen ihtarname en güvenli yöntem olmakla birlikte, iadeli taahhütlü mektup veya elektronik ortamda da ihtar çekilebilir.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre ihtar, makul bir süre içermeli ve borçlunun bu süre içinde borcunu ifa etmemesi halinde sonuçlarının ne olacağı belirtilmelidir. Genellikle 7-15 günlük süre yeterli kabul edilir.
Temerrütte Alacaklı Seçimlik Hakları Nelerdir?
Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı, TBK m.125 uyarınca üç seçimlik haktan birisini kullanabilir:
1. Aynen İfa Hakkı
Alacaklı, borcun aynen ifasını talep edebilir. Bu durumda sözleşme geçerliliğini korur ve borçlu borcunu yerine getirmek zorunda kalır. Aynen ifayla birlikte gecikme tazminatı da istenebilir.
2. Tazminat Hakkı
Alacaklı, borcun aynen ifası yerine tazminat isteyebilir. Bu seçenek özellikle borcun ifa edilmesinin artık imkansız hale geldiği veya alacaklı için anlamsız olduğu durumlarda tercih edilir.
3. Sözleşmeden Dönme Hakkı
Alacaklı, sözleşmeyi feshedebilir ve tarafları sözleşme öncesi duruma döndürebilir. Bu durumda karşılıklı iadeler söz konusu olur ve menfi zararın tazmini istenebilir.
Bu haklar seçimlik nitelikte olup, alacaklı bunlardan sadece birini seçebilir. Ancak seçim yapana kadar tazminat ve munzam zarar her durumda talep edilebilir.
Yargıtay uygulamalarında alacaklının seçim hakkını kullanırken makul ve samimi davranması gerektiği kabul edilir. Kötüniyetli seçimler hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.
Temerrüt Faizi Ne Kadar?
Temerrüt faizi, para borçlarında temerrüt halinde borçlunun ödeyeceği gecikme faizini ifade eder. TBK m.121 uyarınca temerrüt faizi, yasal faiz oranında hesaplanır.
Güncel yasal faiz oranları:
| Borç Türü | Faiz Oranı | Hesaplama Dönemi |
|---|---|---|
| Ticari İşlemler | Yeniden değerleme oranı + %10 | Yıllık |
| Ticari Olmayan İşlemler | Yeniden değerleme oranı + %5 | Yıllık |
Temerrüt faizinin önemli özellikleri:
- Otomatik olarak işlemeye başlar (ihtar gerekmez)
- Bileşik faiz şeklinde hesaplanabilir
- Munzam zarar ile birlikte talep edilebilir
- Borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi halinde uygulanmaz
Yargıtay kararlarına göre temerrüt faizi, alacaklının zarara uğramasını ispat etmesi gerekmeden talep edilebilir. Bu faiz, gecikmenin kendiliğinden doğurduğu bir tazminattır.
Sözleşmede daha yüksek bir faiz oranı kararlaştırılmışsa, bu oran geçerlidir. Ancak aşırı faiz hükümleri (TBK m.122) nedeniyle hakim faiz oranını indirebilir.
Munzam Zarar Ne Demek?
Munzam zarar, temerrüt faizinin karşılamadığı ek zararları ifade eder. TBK m.121/2 uyarınca alacaklı, temerrüt faizinden başka, bunun karşılamadığı zararının tazminini de isteyebilir.
Munzam zarar kapsamına giren durumlar:
- İlave finansman maliyetleri (kredi faizi, komisyon vb.)
- Avukatlık ücreti ve dava masrafları
- İş kaybı veya fırsat maliyeti
- İcra takip masrafları
- Alacaklının başka borçlarını ödemekte gecikmesi nedeniyle ödediği faizler
Munzam zarar talebinin koşulları:
- Zarara uğramış olmak
- Zararın temerrüt faizini aşması
- Zarar ile temerrüt arasında uygun illiyet bağının bulunması
- Zararın ispatlanabilir olması
Yargıtay uygulamasında munzam zarar, somut olarak ispat edilmesi gereken bir taleptir. Alacaklı, uğradığı zararı belgelemek ve tutarını ortaya koymak zorundadır.
Önemli not: Avukatlık ücreti, munzam zarar kapsamında değerlendirilerek kısmen veya tamamen borçludan tahsil edilebilir. Bu durum özellikle ticari borçlarda sıkça uygulanır.
Temerrüt Halinde Sözleşme Feshedilir mi?
Temerrüt halinde sözleşme otomatik olarak feshedilmez. TBK m.125 uyarınca alacaklı, seçimlik haklarından birini kullanarak sözleşmeden dönmeyi tercih edebilir veya sözleşmeyi ayakta tutarak aynen ifa isteyebilir.
Sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için:
- Sürekli borç ilişkilerinde: TBK m.126 uyarınca haklı sebep bulunmalı
- Ani edimli sözleşmelerde: İhtar sonucunda borcun ifa edilmemesi yeterli
- Kısmi temerrüt halinde: Geriye kalan kısmın alacaklı için önemini yitirmesi gerekli
Fesih bildirimi şartları:
- Açık ve kesin bir irade beyanı olmalı
- Karşı tarafa ulaşmalı (varma teorisi)
- Geriye dönük etkili değildir (ileriye etkili)
- Tek taraflı bir hukuki işlemdir
Fesih halinde karşılıklı iadeler söz konusu olur. Taraflar, sözleşme nedeniyle elde ettikleri menfaatleri geri vermek zorundadır. Ayrıca alacaklı, menfi zararının tazminini isteyebilir.
Yargıtay kararlarına göre fesih hakkı bir defaya mahsus kullanılabilir ve geri alınamaz. Bu nedenle fesih kararı vermeden önce dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.
Uyarı: Haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, kendisi temerrüde düşebilir ve tazminat ödemek zorunda kalabilir.
Yasal Dayanaklar
Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 117, 118, 120, 121, 125, 126) - Borçlu temerrüdü, ihtar, para borçları, temerrüt faizi ve seçimlik haklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 2) - Hakkın kötüye kullanılması yasağı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 107) - Avukatlık ücreti ve munzam zarar
Sıkça Sorulan Sorular

Yazar
Av. Enes ÖktenAvukat
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 5 yıllık mesleki deneyimiyle İnanlı Hukuk Bürosu'nda avukat olarak görev yapmaktadır.