Bilirkişi Ücreti Hesaplama ve Ödeme Koşulları
Mahkeme davalarında bilirkişi incelemesi gerektiğinde ortaya çıkan ücret yükü, taraflar için önemli bir maliyet kalemidir. Bu ücretin kim tarafından ödeneceği, nasıl hesaplanacağı ve itiraz yolları konusunda bilinmesi gereken hukuki düzenlemeler bulunmaktadır.
Önemli Noktalar
- Bilirkişi ücreti HMK 293. madde uyarınca mahkeme tarafından belirlenir
- Ücret öncelikle dava masrafı avansından karşılanır
- Kesin hüküm sonrasında yargılama giderleri davayı kaybeden taraftan alınır
- Bilirkişi ücretine karşı temyiz yoluyla itiraz edilebilir
Bilirkişi Ücreti Kim Tarafından Ödenir?
Bilirkişi ücreti, dava süreci boyunca dava masrafı avansından karşılanır ve nihai olarak yargılama giderlerinin paylaştırılması kuralları uyarınca belirlenir. HMK 326. maddesi gereğince yargılama giderleri kural olarak davayı kaybeden taraftan alınmaktadır.
Mahkeme bilirkişisinin atanmasından sonra ücret konusu şu şekilde işlemektedir:
Dava süreci boyunca: Bilirkişi incelemesi için gerekli ücret, taraflar tarafından yatırılan dava masrafı avansından karşılanır. Avans yetersizse mahkeme ek avans talep edebilir. TMK 166/3 uyarınca taraflar bu avansı ödemekle yükümlüdür.
Kesin hüküm sonrasında: Davayı tamamen veya kısmen kaybeden taraf, karşı tarafın ödemek zorunda kaldığı bilirkişi ücretini de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerini öder. Bu uygulama hem hukuk hem de ceza davalarında geçerlidir.
Anlaşmalı davalarda veya tarafların üzerinde mutabık kaldığı hallerde bilirkişi masrafları eşit oranda paylaştırılabilir. Özellikle miras paylaşımı davalarında taraflar bu konuda önceden anlaşma yapabilmektedir.
Mahkeme Bilirkişi Ücretini Nasıl Belirler?
Mahkeme, bilirkişi ücretini HMK 293. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirler. Bu belirleme yapılırken işin zorluğu, süre ve uzmanının niteliği dikkate alınmaktadır.
Ücret belirleme kriterleri:
- İşin kapsamı ve zorluğu: Değerlendirilecek konunun teknik detayı ve karmaşıklık düzeyi
- Süre faktörü: Bilirkişi incelemesi için öngörülen ve fiili süre
- Uzman niteliği: Bilirkişinin akademik ve mesleki deneyimi
- Benzer işlerdeki ücret uygulaması: Mahkemenin önceki kararlarındaki ücret standartları
Adalet Bakanlığı'nın çıkardığı Bilirkişilik Kanunu Yönetmeliği'nde asgari ücret tarifesi belirlenmiştir. Mahkemeler bu tarifenin altında ücret takdir edemez ancak işin özelliğine göre üst limiti aşabilir.
Gayrimenkul değerleme işlerinde değerleme raporu masrafı genellikle mülkün değerine oranla hesaplanır. Yargıtay uygulamalarına göre bu oran %0,1 ile %1 arasında değişebilmektedir.
Mahkeme bilirkişi ücretini takdir ederken tarafların ekonomik durumunu değil, işin objektif kriterlerini esas alır. Ücret kararı gerekçeli olarak dosyaya işlenir ve ilgililere tebliğ edilir.
Bilirkişi Ücretine Nasıl İtiraz Edilir?
Bilirkişi ücret kararına karşı temyiz yolu açık olup, itiraz Yargıtay'a yapılmaktadır. HMK 362. maddesi uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kararlar temyiz edilebilir niteliktedir.
İtiraz süreci ve şartları:
Temyiz süresi: Bilirkişi ücreti hakkındaki karar tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde temyiz edilmelidir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve uzatılamaz.
İtiraz gerekçeleri: Ücretin HMK 293. madde kriterlerine uygun belirlenmediği, aşırı veya yetersiz takdir edildiği, benzer işlerdeki ücret standardından önemli sapma gösterdiği hallerde itiraz kabul görür.
Dilekçe içeriği: Temyiz dilekçesinde ücretin hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğu, benzer işlerdeki ücret uygulamaları ve somut gerekçeler belirtilmelidir. Genel ifadeler yeterli görülmez.
Yargıtay incelemesi sonucunda ücretin hukuka aykırı bulunması halinde dosya, yeniden ücret takdiri için mahkemeye geri gönderilir. Mahkeme bu durumda Yargıtay'ın belirttiği kriterlere uygun şekilde yeni ücret takdir eder.
Ekspertiz ücreti konusunda Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, ücretin işin niteliği ve kapsamıyla orantılı olması gerektiği yönündedir. Özellikle gayrimenkul değerleme işlerinde piyasa şartları ve uzmanın deneyimi önemli faktörler olarak değerlendirilmektedir.
Ekspertiz Ücreti Hesaplama Kriterleri
Ekspertiz ücreti hesaplanırken mahkemeler objektif kriterler kullanmakta ve keyfi takdir yapamamaktadır. Hesaplama sırasında dikkate alınan temel faktörler şunlardır:
Değer esaslı hesaplama: Özellikle gayrimenkul ve taşınır mal değerleme işlerinde, değerlendirilen malın piyasa değeri esas alınır. Bu değerin belirli bir oranı (%0,1-%1) bilirkişi ücreti olarak takdir edilmektedir.
Zaman esaslı hesaplama: Teknik inceleme gerektiren işlerde bilirkişinin harcayacağı süre tahmin edilerek günlük veya saatlik ücret hesaplaması yapılır. Bu yöntem özellikle mühendislik ve mimarlık alanlarında tercih edilir.
Karma hesaplama yöntemi: Karmaşık davalar için hem değer hem de zaman kriteri birlikte değerlendirilerek ücret belirlenir. Miras paylaşımı davalarında sıklıkla bu yöntem kullanılmaktadır.
Yargıtay kararlarına göre ekspertiz ücreti belirlenirken bölgesel farklılıklar da dikkate alınmalıdır. Büyük şehirlerdeki ücret standartları ile küçük yerleşim yerlerindeki standartlar farklılık gösterebilmektedir.
Bilirkişinin rapor kalitesi ve detayı da ücret hesaplamasında etkili olmaktadır. Kapsamlı, teknik detayları içeren ve mahkemenin karar vermesini kolaylaştıran raporlar için daha yüksek ücret takdir edilebilir.
Değerleme Raporu Masrafı ve Ödeme Zamanı
Değerleme raporu masrafı özellikle emlak davalarında önemli bir maliyet kalemi oluşturmaktadır. Bu masrafın ödeme zamanı ve yöntemi HMK hükümlerine göre düzenlenmektedir.
Peşin ödeme sistemi: Mahkeme bilirkişi atadıktan sonra ücret avansı talep eder. Bu avans genellikle tahmini ücretin tamamını karşılar ve bilirkişi görevine başlamadan önce mahkeme hesabına yatırılır.
Ödeme zamanı: Bilirkişi raporunu teslim ettikten sonra ücret ödemesi yapılır. Rapor eksik veya yetersiz bulunursa ek inceleme talep edilebilir ve ek ücret ödenebilir.
Döviz kurları ve enflasyon: Değerleme işlemi uzun sürdüğünde, peşin ödenen ücretin değer kaybına uğramaması için mahkeme ek ödeme kararı verebilir. Bu uygulama özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde görülmektedir.
Mahkeme bilirkişisinin görevini süresi içinde tamamlamaması halinde ücret kesintisi yapılabilir veya yeni bilirkişi atanabilir. Bu durumda ilk bilirkişinin aldığı ücret, ikinci bilirkişinin ücreti ile birlikte değerlendirilerek toplam maliyet belirlenir.
Gayrimenkul değerleme işlerinde piyasa araştırması, teknik ölçüm ve benzeri ek masraflar varsa, bunlar da bilirkişi ücretine eklenerek toplam maliyet hesaplanır.
Ücret Ödeme Süreci ve Prosedür
Bilirkişi ücret ödeme süreci belirli aşamalardan oluşmakta ve her aşamada farklı prosedürler uygulanmaktadır.
Avans yatırma aşaması: Mahkeme bilirkişi atandığını taraflara bildirdikten sonra ücret avansı için ödeme emri çıkarır. Taraflar bu avansı belirlenen süre içinde (genellikle 15 gün) ödemekle yükümlüdür.
Bilirkişi görevlendirmesi: Avans ödemesi yapıldıktan sonra bilirkişi resmen göreve başlar. Ödeme yapılmayan hallerde bilirkişi incelemesi yapılmaz ve dava bekletici hale gelir.
Ücret ödeme kararı: Bilirkişi raporu teslim edildikten sonra mahkeme ücret miktarını kesin olarak belirler. Bu karar taraflara tebliğ edilir ve temyiz edilebilir.
Kesin ödeme: Dava sonucunda davayı kaybeden taraf, karşı tarafın ödediği bilirkişi ücretini de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerini öder. Bu ödeme mahkeme kararının icra edilmesi sırasında gerçekleşir.
Haciz ve icra yoluyla tahsilat: Yargılama giderleri ödenmeyen hallerde icra takibi başlatılır ve borçlunun malları haciz edilebilir. Bilirkişi ücreti de bu kapsamda tahsil edilir.
Tarafların maddi durumu çok kötü ise adli yardım talep edilebilir. Bu durumda devlet bilirkişi ücretini karşılar ve sonradan taraflardan tahsil eder.
Yasal Dayanaklar
Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 293) - Bilirkişi ücretinin belirlenmesi ve ödenmesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 326) - Yargılama giderlerinin dağılımı ve tahsili
- 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu (m. genel hükümler) - Bilirkişi atama ve ücret belirleme esasları
Sıkça Sorulan Sorular

Yazar
Av. Batuhan İnanlıKurucu
Av. Batuhan İnanlı, 2021 yılında Manisa'da kurduğu İnanlı Hukuk Bürosu ile bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Aile hukuku, ceza hukuku, iş hukuku ve ticaret hukuku başlıca uzmanlık alanlarıdır. Manisa Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğini sürdürmektedir.