Zamanaşımı Def'i İcra Takibinde Nasıl İleri Sürülür
İcra takibi başlatıldıktan sonra zamanaşımı def'i ile alacağın tahsil edilemez hale gelebileceğini biliyor muydunuz? Doğru zamanlama ve usule uygun itiraz ile borçlunun elinde güçlü bir savunma aracı bulunmaktadır.
Önemli Noktalar
- Zamanaşımı def'i icra takibinde 7 gün içinde itiraz yoluyla ileri sürülmelidir
- Genel alacaklarda zamanaşımı süresi 10 yıl, ticari alacaklarda 5 yıldır
- Zamanaşımı kesilmesi durumunda süre baştan başlar
- Def'in ispatı borçluya ait olup, belgesel kanıt gereklidir
Zamanaşımı Def'i Nedir ve Nasıl İleri Sürülür
Zamanaşımı def'i, alacaklının belirli süre içinde alacağını talep etmemesi nedeniyle ortaya çıkan def'i türüdür. İcra takibinde bu def'i ile borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icra takibinin durdurulmasını talep edebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 66/c maddesi uyarınca, zamanaşımı def'i ancak itiraz yoluyla ileri sürülebilir. Borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra 7 gün içinde icra mahkemesine itiraz etmeli ve bu itirazında zamanaşımı def'ini açıkça belirtmelidir. Süre kesin olup, uzatılması mümkün değildir.
Zamanaşımı def'inin kabul edilmesi için borçlunun alacağın ne zaman doğduğunu ve alacaklının hangi tarihten itibaren hareketsiz kaldığını belgelemesi gerekir. Mahkeme, def'i yerinde bulursa icra takibini durdurur ve alacaklının dava açması durumunda zamanaşımı def'i mahkemede de ileri sürülebilir.
İcra Takibinde Zamanaşımı Kaç Yıldır
Türk hukuk sisteminde zamanaşımı süreleri alacak türlerine göre değişmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar.
Ancak bazı alacaklar için özel zamanaşımı süreleri öngörülmüştür:
- Ticari alacaklar: 5 yıl (TTK m. 18)
- Kira alacakları: 5 yıl (TBK m. 147)
- İşçilik alacakları: 5 yıl (İş Kanunu m. 32)
- Haksız fiil tazminatları: 2 yıl (TBK m. 72)
- Kamu alacakları: 5 yıl (AATUHK m. 102)
Önemli olan husus, zamanaşımı süresinin alacağın doğduğu tarihten değil, muaccel hale geldiği tarihten itibaren başlamasıdır. Vadeli bir borcun vadesinden, vadesiz bir borcun ise talep edildiği andan itibaren zamanaşımı işlemeye başlar.
Zamanaşımı Hangi Hallerde Kesilir
Zamanaşımı kesintisi, sürenin sıfırlanması ve baştan başlaması anlamına gelir. TBK m. 148-151 arası hükümler zamanaşımının kesilme hallerini düzenlemektedir.
Dava açılması ile kesilme: Alacaklının mahkemede dava açması, icra takibi başlatması veya iflas masasına dahil olma talebinde bulunması zamanaşımını keser. İcra takibi başlatılması durumunda, takibin sona ermesi halinde kesinti etkisi de kalkar.
Borçlunun ikrarı ile kesilme: Borçlunun alacağı kabul etmesi, kısmen ödeme yapması veya yazılı olarak borcu tanıması zamanaşımını keser. İkrarın açık ve kesin olması gerekir; belirsiz ifadeler kesinti yaratmaz.
Resmî makamların müdahalesi: İcra dairesi, vergi dairesi veya diğer resmî makamların alacak için yaptığı işlemler de zamanaşımını kesebilir. Ancak bu işlemlerin alacağın tahsili amacıyla yapılmış olması şarttır.
Zamanaşımı kesildikten sonra aynı süre yeniden işlemeye başlar. Örneğin, 10 yıllık zamanaşımı süresi 8. yılda kesilirse, kesinti tarihinden itibaren tekrar 10 yıl beklenmelidir.
Ticari Alacaklarda Zamanaşımı Süresi Nedir
Ticari alacaklar için zamanaşımı süresi Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 5 yıldır. Bu süre, genel zamanaşımından farklı olarak daha kısa öngörülmüştür çünkü ticari ilişkilerde hızlı hareket etme beklentisi vardır.
Ticari alacak sayılması için alacaklının tacir olması ve alacağın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Ayrıca borcun da ticari işlem sonucu doğmuş olması şarttır. Her iki tarafın tacir olması durumunda alacak kesinlikle ticari niteliktedir.
Ticari alacak örnekleri:
- Ticari mal satışından doğan alacaklar
- Hizmet bedeli alacakları (tacir tarafından sunulan)
- Ticari kredi faizleri
- Komisyon alacakları
- Franchise bedelleri
Yargıtay kararlarına göre, alacağın ticari nitelikte olup olmadığının tespiti önemlidir. Tacir sıfatına sahip olmayan kişilerin alacakları, karşı taraf tacir olsa bile genel zamanaşımı süresine tabidir. Ayrıca ticari alacakların zamanaşımı kesintisi durumunda da 5 yıllık süre yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımı Def'i Nasıl İspat Edilir
Zamanaşımı def'inin ispatı borçluya aittir ve bu ispat yükü ağırdır. Borçlu, alacağın ne zaman doğduğunu, muaccel hale geldiğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu belgelemek zorundadır.
İspat araçları şunlardır:
- Yazılı belgeler: Sözleşmeler, faturalar, senetler, hesap özetleri
- Tarih bilgileri: Alacağın doğum tarihi ve vade tarihi
- Ödeme kayıtları: Son ödemelerin tarihini gösteren belgeler
- Yazışma kayıtları: Taraflar arasındaki yazışmalar
Mahkeme, zamanaşımı def'ini değerlendirirken ex officio (resen) incelemez. Def'in açıkça ileri sürülmesi ve ispat edilmesi gerekir. Alacaklının zamanaşımı kesintisi yaptığını iddia etmesi durumunda, bu kesintinin ispatı alacaklıya düşer.
İspatta dikkat edilecek hususlar: Borçlunun alacağı kısmen ödemiş olması veya taksitlendirme talebinde bulunması zamanaşımı def'ini zayıflatabilir. Çünkü bu durumlar borçlunun alacağı tanıdığına işaret eder ve zamanaşımı kesintisi yaratabilir.
Yargıtay'a göre, zamanaşımı def'inin kabulü için kesin ve açık belgelerin ibrazı şarttır. Belirsiz tarihlere dayalı def'iler kabul edilmemektedir.
İtiraz Süreci ve Gerekli Belgeler
Zamanaşımı def'inin def'i ileri sürme süreci İcra ve İflas Kanunu'nun 66/c maddesi çerçevesinde yürütülür. Borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra 7 gün içinde icra müdürlüğüne başvurarak itirazını bildirmelidir.
İtiraz dilekçesinde bulunması gerekenler:
- Açık def'i beyanı: Zamanaşımı def'inin açıkça belirtilmesi
- Alacağın doğum tarihi: Borcun ne zaman doğduğu
- Zamanaşımı süresinin hesabı: Hangi sürenin geçtiği
- Kesinti bulunmadığı iddiası: Zamanaşımının kesilmediği
Eklenecek belgeler: Sözleşme, fatura, hesap özeti, yazışmalar ve tarih tespitine yarayan diğer belgeler dilekçeye eklenmelidir. Bu belgeler olmadan def'in ispatı mümkün değildir.
İcra müdürü, itirazı aldıktan sonra alacaklıya tebligat yapar. Alacaklı 10 gün içinde itirazın kaldırılması davası açabilir. Bu dava açılmazsa icra takibi durur. Dava açılırsa mahkemede zamanaşımı def'i incelenir.
İtiraz süresinin kaçırılması durumunda, borçlu artık zamanaşımı def'ini ileri süremez ve icra takibi devam eder.
Alacak Türlerine Göre Zamanaşımı Süreleri
Türk hukuk sisteminde farklı alacak türleri için değişken zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Bu süreler, alacağın niteliği ve tarafların durumu dikkate alınarak belirlenmiştir.
| Alacak Türü | Zamanaşımı Süresi | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Genel alacaklar | 10 yıl | TBK m. 146 |
| Ticari alacaklar | 5 yıl | TTK m. 18 |
| Kira alacakları | 5 yıl | TBK m. 147 |
| İşçilik alacakları | 5 yıl | İş Kanunu m. 32 |
| Haksız fiil tazminatı | 2 yıl | TBK m. 72 |
| Senet alacakları | 10 yıl | TBK m. 146 |
| Vergi alacakları | 5 yıl | AATUHK m. 102 |
| Sigorta primleri | 2 yıl | Sigorta Kanunu |
Özel durumlar: Banka kredileri genellikle ticari alacak niteliğindedir ve 5 yıllık süreye tabidir. Ancak tüketici kredilerinde borçlunun tacir olmaması durumunda 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanabilir.
Kamu alacakları için 5 yıllık süre AATUHK m. 102'de düzenlenmiştir. Vergi, harç, ceza ve diğer kamu alacakları bu süreye tabidir.
Yargıtay Kararları ve Uygulamalar
Yargıtay'ın zamanaşımı def'ine ilişkin yerleşik içtihatları uygulama açısından yol göstericidir. Bu kararlar, def'in ileri sürülmesi ve ispatına dair kriterleri netleştirmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadına göre: Zamanaşımı def'i mahkemece resen nazara alınamaz, mutlaka tarafça ileri sürülmelidir. Def'in geç ileri sürülmesi durumunda, süre aşımından dolayı dinlenmez.
Ticari alacaklar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: Alacağın ticari nitelikte olup olmadığının tespitinde, alacaklının tacir sıfatı ve alacağın ticari işletmeyle ilgisi birlikte değerlendirilmelidir. Tek taraflı ticari işlemlerde zamanaşımı süresi ihtilaflıdır.
Zamanaşımı kesintisi konusunda içtihat: Borçlunun alacağı kısmen ödemesi veya yapılandırma talebinde bulunması zamanaşımını keser. Ancak alacaklının tek taraflı işlemleri (ihtar, protesto) zamanaşımı kesintisi yaratmaz.
İcra takibinde def'i usulü: Yargıtay, zamanaşımı def'inin itiraz dilekçesinde açık ve kesin şekilde belirtilmesi gerektiğine karar vermektedir. Genel itiraz ifadeleri yeterli görülmemektedir.
Yasal Dayanaklar
Bu makalede atıfta bulunulan mevzuat:
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 66/c) - İcra takibinde itiraz ve def'i usulü
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 146-151) - Zamanaşımı süreleri ve kesinti halleri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 18) - Ticari alacaklarda zamanaşımı süresi
Sıkça Sorulan Sorular

Yazar
Av. Bahadır TurğutKıdemli Avukat
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2020 yılından bu yana avukatlık mesleğini İnanlı Hukuk Bürosu bünyesinde sürdürmektedir.